Monthly Archives: April 2018

İnsanların Irkı Yoktur!

Günümüzde insan varyasyonu üzerine araştırmalar yapan bilim insanlarının büyük çoğunluğu, insanlar arasında biyolojik ırkların varolmadığını düşünmektedir.

Bilim insanları, uzun süredir toplum tarafından tanınan ırksal kategorilerin genetik seviyede varolmadığından şüphe etmişlerdi. Ancak araştırmacılar insan genomunu daha yakından inceledikçe, “ırk” ile insanları ayırmak için kullanılan standart etiketlerin çok az veya hiç bir biyolojik anlam taşımadığına ikna olmuşlardır.

Bir kimsenin Kafkas, Afrika ya da Asya kökenli olup olmadığını bir bakışta anlayabilmek kolay görünürken, bu kolaylık yüzey özelliklerinin altında insan genomunda “ırk”ın kilometre taşlarını ararken kaybolmaktadır.

Bilim insanları, insan türünün evrimsel olarak çok genç ve göç yolları da çok geniş olduğu için, ayrı ayrı biyolojik gruplara ya da “ırk”lara bölünmek için bir şansı olmadığını düşünüyorlar.

Rockville’deki Celera Genomics Corporation’ın yöneticisi Dr. J. Craig Venter, “Irk bilimsel bir kavram değil, sosyal bir kavramdır” diyor . “Hepimiz son 100.000 yıl içinde Afrika’dan göç eden ve dünyaya yayılan aynı küçük sayıdaki kabilelerden evrimleştik.”

Venter’in yorumu, genetik olarak insanların yaklaşık yüzde 99.5 oranında aynı olduğu bulgularını yansıtmaktadır. Ayrıca, değişebilen genetik bilginin yüzde 0,5’inin büyük çoğunluğu, rastgele seçilen iki kişi arasında bulunabilir ve popülasyona özgü farklılıklar sadece küçük bir miktardadır.

Genetik farklılıkların ırksal çizgilerle sabitlenmediğini gösteren örneklerden biri de şudur: Avrupalı atalara sahip iki ünlü Amerikalı bilim insanı olan James Watson ve Craig Venter’ın tam genomları, Kore’li bir bilim insanı olan Seong-Jin Kim’inkiyle karşılaştırıldı. Watson ve Venter’in genetik sekanslarında, kendi aralarında Kim ile paylaştıklarından daha az varyasyon paylaştığı ortaya çıktı.

Irk biyolojik bir gerçeklik değilse de, kültürel bir gerçektir. Irk, biyolojimizin bir parçası değildir, fakat kesinlikle kültürümüzün bir parçasıdır. Irk ve ırkçılık tarihimizde derin izler bırakmıştır.

KAYNAKLAR:

https://evrimagaci.org/question/tr/insan-turu-tek-bir-irk-midir

https://www.nytimes.com/2000/08/22/science/do-races-differ-not-really-genes-show.html

http://www.newsweek.com/there-no-such-thing-race-283123

http://rooseveltislanddaily.prosepoint.net/140517

https://www.bionews.org.uk/page_92924

 

SIK KARŞILAŞILAN SAFSATALAR

Adam karalama safsatası (Argumentum ad hominem)

Bir kişinin önerileri yerine, önerinin reddedilmesini sağlamak için, kişiye sövgü
mahiyetinde yapılan saldırı.

– Bence kürtaj x,y,z nedenlerinden dolayı yanlıştır.
– Sen şeriatçı yobazın birisin! Tabii ki böyle diyeceksin. Bu yüzden saydığın nedenlerin
hiçbir değeri yok.

 

Çoğunluğa başvurma (Argumentum ad populum)

Genel kanıya bağlı olarak bir fikrin doğru veya yanlış olduğunu ileri sürme safsatasıdı

– Müslümanlık iyi bir şey olmasaydı, dünyada bu kadar çok Müslüman olur muydu?

 

Bilgisizlikten kaynaklanan argüman (Argumentum ad ignorantiam)

Bir şeyin yanlışlığının ispatlanamamış olması nedeniyle doğru olduğunu, veya doğruluğunun
ispatlanamamış olması nedeniyle yanlış olduğunu ileri sürme safsatasıdır.

– Tanrının yokluğu kimse tarafından ispatlanamamıştır. Öyleyse Tanrı vardır.
– Dünya dışı yaşamın varlığı hakkında hiçbir delile rastlanmamıştır. Demek ki dünya
dışında yaşam yoktur.

 

Hızlı Genelleme (Hasty generalization)

Yetersiz veriye dayanarak yanlış bir genellemeye varmak. İstatistik anlamda çok küçük bir
örnek grupla araştırma yaparak, sonucu bütün nüfusa genellemek.

– Bir kişi bir kasabaya ilk kez gelir, 10 insan görür ve bunların hepsi çocuktur. Öyleyse
bu kasaba hiç yetişkin insan yoktur.

 

Kısır Döngü Safsatası (Begging the question)

Sonucun kendisinin veya bir kısmının önermelerin içinde bulunması durumu. Birinci
önermenin ikinci bir önermeye atıfta bulunularak desteklenmesine rağmen ikinci önermenin
de zaten birinci önerme ile destekleniyor olması hali.

– Tanrı vardır, çünkü İncil öyle diyor. İncil’in doğru olduğunu nasıl mı biliyorum? Çünkü
onu Tanrı yazdırdı, O asla yalan söylemez.

 

Korkuluk Safsatası (Straw man)

Kendi iddiasını güçlendirmek için, karşı tarafın gerçek iddiası yerine iddianın en zayıf
ve duygusal yönünü bularak buna hücum etme durumu. Samandan  yapılmış bir korkuluğu
devirmek gerçek bir adamı yere sermekten daha kolay olduğu için bu safsataya Korkuluk
Safsatası denilmektedir.

– “Dindar nesil yetiştireceğiz” demişsiniz, bazı eleştiriler var.
– Ne yani dindar olmasınlar da, tinerci mi olsunlar?

 

Otoriteye Başvuru (Appeal to authority)

Bir iddianın kabulü için otoriteye (kişi, örf, adet, kurumlar vs.) veya bunlara duyulan
saygı, hürmet veya korkuya başvurmak. Kişinin kendi tercih ve sorumluluklarıyla ilgili
kararların denetimini, “kendisinden daha iyi bildiği inancıyla” başka birinin otoritesine
bırakması. Bu safsata özellikle konunun uzmanı olmayan birinin sözünü doğru kabul etmek,
veya kişi konunun uzmanı olsa da iddiasını hiç araştırmadan, sorgulamadan kabul etmek veya
öne sürmek olarak ortaya çıkar.

– Tarih hocam aya inişin bir hile olduğunu söyledi. Ona inanıyorum, çünkü o benden daha
fazla tahsil yapmış biri.
– Fizik dalında Nobel Ödülü sahibi Dr. Johan Skarn’ın dediğine göre kürtaj etik olarak
yanlıştır. Saygın bir bilim insanı böyle diyorsa, doğru olmalı.

 

Yanlış ikilem (False Dichotomy)

Bir durumda ikiden fazla seçenek varken, yalnızca iki seçeneğin var olduğu savı.

– Bitaraf olan, bertaraf olur!
– Ya çözümün parçasısındır, ya da sorunun!

 

Teksas keskin nişancısı (Texas Sharpshooter)

Bu safsata elde birçok veri varken, yalnızca iddiayı doğrulayan bir set veriye odaklanmak
ve geri kalanı gözardı etmek olarak özetlenebilir. Safsatanın adı, bir ahır duvarına ateş
eden bir Teksaslı’nın, daha sonra atışlarının en yoğun isabet ettiği yere bir hedef
tahtası çizmesi ve keskin nişancı olduğunu iddia etmesinden gelir.

– Edip Yüksel “Üzerinde 19 Var” adlı kitabında, yaptığı ebced hesabına uymadığı için
Kuran’ın bazı ayetlerini red ediyor.

 

Öncesinde safsatası (Post Hoc)

Bir olayın olmasının, belli bir zaman sonra başka bir olaya neden olduğu sonucuna
bağlamaktan doğan hatalı çıkarım. Yanlış neden safsatasının özel bir şeklidir. Batıl
itikatların temelinde bu safsata yatar.

– Bu sezon gerçekten kötü gidiyordum. Daha sonra kız arkadaşım bana bu kolyeyi verdi ve
bir anda 3 maçta da üst üste goller atarak 3 maçı da kazanmamızı sağladım. Dolayısıyla bu
kolye uğurlu olmalı. Eğer takmaya devam edersem, mutlaka kazanırız.

 

KAYNAKLAR:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Safsata
http://evrimagaci.org/sayfa/makale-arsivi#bilimsel-tartisma
http://safsatakilavuzu.com/
http://www.fallacyfiles.org